Caner Eren, kelimeleri yalnızca anlatmak için değil, anlamak ve derinleştirmek için kullanan bir yazardır. Öykü ve deneme türlerinde kaleme aldığı metinlerde insan ruhunun görünmeyen katmanlarını, gündelik hayatın sessiz anlarını ve hafızada iz bırakan duyguları merkezine alır. Yazmak onun için bir üretim biçiminden çok, içsel bir yolculuk ve kendini keşfetme sürecidir.
Metinlerinde sade bir dil ile güçlü bir duygusal derinliği bir araya getirmeyi hedefler. Bireyin iç dünyasıyla zaman, mekân ve hatıra arasındaki ilişkiyi sorgulayan anlatılar kurar. Yazarlık yolculuğunu, kelimelerin sabırla büyüdüğü ve anlam kazandığı uzun bir yürüyüş olarak görür.